Arabulucu öğrenciler okulda kavgayı bitirdi.

İzmir’deki Aybers Hikmet Karabacak Lisesi, öğrenci kavgalarını sona erdirmek için ilginç bir yöntem geliştirdi. Şiddet olaylarını önlemek amacıyla ‘arabuluculuk’ sistemine geçen okul yönetimi, kısa sürede büyük başarı sağladı.Dokuz Eylül Üniversitesi ile işbirliği yapan lise, bazı öğrencilere ‘arabuluculuk’ eğitimi verdi. Arkadaşları arasındaki problemlere müdahil olan bu öğrenciler, tartışan çocukların barışmasını sağladı. Birbirine kafa atan, bıçak çeken çocuklar, sorunların çözümü için öğretmenler yerine kendi arkadaşlarından destek aldı. Böylece, yaşanan tartışmalar şiddet yerine konuşarak tatlıya bağlandı. Sorunlu öğrencilerin, kendi seçtikleri arabulucu arkadaşlarıyla görüşmesine dayanan uygulamanın diğer okullara da model olması bekleniyor.

‘Arabuluculuk sistemi’ni iki yıl önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla başlatan Dokuz Eylül Üniversitesi Anlaşmazlık Çözümü Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (AÇMER) Müdürü Doç. Dr. Abbas Türnüklü, “Öğrencilere, sorunları şiddetle değil, konuşarak çözmeyi öğretiyoruz.” diyor. Okul müdürü Nuri Cihan Gürsoy ise eğitimden sonra okuldaki öğrencilerin davranışlarının çok değiştiğini belirtiyor.

Kuruçeşme semtinde bulunan Aybers Hikmet Karabacak Lisesi’ndeki öğrencilerin çoğu kente göçle gelen, çok kardeşli, yoksul, şiddete yatkın özelliklere sahip. Liseyi kavgadan kurtaran sistem, Psikolog Doç. Dr. Abbas Türnüklü sayesinde hayata geçirildi. İki yıldır projeyi okulda devam ettiren Türnüklü, önce her sınıftan 10 öğrenciye arabuluculuk eğitimi verdi. 1003 öğrencinin eğitim gördüğü lisedeki arabulucu öğrenci sayısı zamanla 350′ye çıktı. Yakalarında arabuluculuk rozeti taşıyan öğrenciler, değişimli olarak sınıflarda nöbet tutmaya başladı. Tartışma çıkınca devreye girerek iki tarafın da hatalarını görmesini sağladı. Bu sayede öğrenciler, sorunlarını şiddetle değil, müzakereyle çözmeyi öğrendi. Arabulucular sadece öğrenciler arasındaki anlaşmazlıkları çözmüyor; öğretmen ve ailelerle ilgili sorunlarda da devreye giriyor. 9. sınıf öğrencisi Sevinç Karataş, bu konuda tecrübe edinen isimlerden biri. Karataş, öğretmen ve öğrenci arasında çıkan tartışmayı tatlıya bağlamış. İki yıldır okulunda arabuluculuk yapan 9. sınıf öğrencisi Gülçin Çetin, şaka yüzünden şiddetle kavga eden iki arkadaşını ikna odasına götürerek üçgen vaziyette oturtup sıkıntılarını dinlemiş. Kızgınlıkları geçmeyince arabulucu öğretmenler devreye girmiş. Öğretmenlerin yanında sakinleşen iki öğrenci bir hafta içinde eskisinden daha iyi arkadaş olmuş. Diğer öğrenci Ezgi Düzgün ise kolye yüzünden tartışan iki kız öğrenciyi, aralarında empati kurmalarını sağlayarak barıştırmış.

Kaynak: Zaman Gazetesi.

Akran Arabuluculuk, Haberler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Uluslararası Hakemler ve Arabulucular yazışma grubuna katılmak ister misiniz?

Los Angeles ‘ta arabuluculuk yapan Lee Jay Berman ve arkadaşları California Barosu ADR Merkezi Uluslararası alt komitesi olarak, dünyanın her yerinden arabulucu ve hakemlerin diyalog ve bilgi alışverişleri için bir mail grubu başlattılar ve ilgilileri katılmaya davet ediyorlar. Grubu şöyle anlatıyorlar:

‘… a worldwide gathering of all who call themselves mediators, arbitrators and/or peacemakers, and who do this work, in any forum.

Please join us, for dialogue, information, networking (both professional and social), and camaraderie. This group is intended to serve as an international listserve, allowing all of us who do this work to share information, discuss policy, ask questions, ask for help, seek out training and conferences, and share news and discussion.

Originally conceived of by the International Subcommittee of the State Bar of California’s Standing Committee on Alternative Dispute Resolution, this group does not have any affiliations with any single organization, including the State Bar of California.

All mediators, arbitrators and peacemakers are welcome to join the conversation.’

Etkinlikler, Haberler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Sakinleşme Teknikleri

Arabulucular gibi başkalarının sorunlarının çözümüne yardımcı olurken strese maruz kalan ve gerilen insanların da rahatlamaya ihtiyaçları vardır. Tecrübeli işyeri arabulucusu John Ford, stres altında çalışanlara sakinleşme teknikleri öneriyor:

  • Nefes Alma: Bu belki de en etkili sakinleşme yöntemidir. Derin nefes almak ve yavaşça vermek, bunu yaparken nefes alıp vermeye odaklanmak fiziksel ve ruhsal olarak rahatlamamıza yardımcı olacaktır.
  • Akılda Canlandırma: Akılda canlandırma zihnimizi meşgul eden stres kaynağı dışında bizi mutlu ve rahat hissettirecek şeyleri aklımızda canlandırmamızla gerçekleşir. Zihnimizi bu şekilde meşgul ederek, gerçekte bizi huzurlu ve mutlu hissettiren olay veya şeylerle aynı etkileri canlandırmış oluruz.
  • Meditasyon: Meditasyon Uzakdoğu kökenli bir zihinsel egzersizdir. Zihin güzünüzü belirli bir şeye odaklanmaya yönlendirerek fiziksel ve zihinsel rahatlama yaşar stres kaynağından uzaklaşırsınız.
  • Dikkat Dağıtma: Akılda canlandırma ve meditasyon aynı zamanda birer dikkat dağıtma tekniğidir. Bu kez aktivitenize ara vererek stres kaynağından başka bir işle ilgilenmek veya stres kaynağından uzaklaşarak dikkatinizi dağıtabilirsiniz. Örneğin stresli bir telefon görüşmesinden sonra birkaç dakika o zamana kadar hiç ilgilenmediğiniz moda dergisine göz atabilirisiniz.
  • Gerinme Hareketleri: Stresli anlarınızda omuz, bacak, ayak, kol, sırt kaslarınızı gererek ve kan dolaşımınızı artırarak stres ajanlarının vücudunuzdan atılmasını hızlandırabilirsiniz.
  • Egzersiz: Çalışma alanınızda egzersiz yapma imkânınız olmayabilir, ancak stresten uzaklaşmak için yapılabilecek kısa bir yürüyüş size oldukça faydalı olacaktır.
LifeStyle kategorisine gönderildi | 2 Yorum

Arabuluculuk sürecinde Avukatların varlığı neden istenmiyor?

Okuduğum birçok makalede avukatlar arabuluculuk sürecini zorlaştıran veya imkânsızlaştıran kişiler olarak tarif ediliyor. Ama genellikle de bu konunun üzerinde pek fazla durulmaksızın diğer konulara geçiliyor, belki de yazar avukatları karşısına almaktan çekiniyordur 🙂 Bu görüşü savunanların çoğunluğunun avukat olmayan arabulucular olduğunu söyleyebiliriz. Peki, neden böyle düşünüyorlar.

  • Öncelikle bir avukattan danışma aldıktan sonra müzakereye başlayan tarafın, pozisyonunda aşırı direnen, dinlemeye kapalı, aşırı şüpheci, her an kandırılmaktan korkan, dikkatli olmak konusunda aşırıya kaçan bir durumda olduğu ifade ediliyor.
  • Avukatıyla devamlı dirsek temasında olan tarafın, müzakereyi küçük bir mahkeme salonu havasına çevirerek performans sergileyen bir avukat gibi davranmaya çalıştığı durumlar olabiliyor.
  • Ayrıntılarda aşırıya kaçılması ve devamlı yaratılan güvensizlik ortamına da avukattan alınmış hukuki yardımın neden olabileceği belirtiliyor.
  • İşleri olaylar ve pozisyonlar olan avukatlar genellikle şekli gerçeklerle ilgilenip tarafların ilgi ve isteklerine odaklanmayı görevleri olarak kabul etmediklerinden, danışmanlık verdikleri tarafın da müzakerelere şekli yaklaşmasına, diğer tarafın ilgi ve isteklerine değer vermemesine yol açabiliyorlar.
  • Gündemleri kısa yoldan varılacak bir anlaşma olmayan avukatların müvekkillerini zor yola yönlendirebildiklerinden bahsediliyor.

Bütün bunlar okuduğum yazıların içinde satır aralarında rastladığım avukatların gölgesinde yapılmış arabuluculuklarla ilgili eleştiriler. Avukat – arabulucuların yazılarında ise böyle eleştirilere rastlamak pek mümkün değil. Çünkü birçoğu öncelikli meslekleri olarak avukatlığa devam ediyorlar. Belki de bu yüzden bu konuya girmek istemiyorlar.

Avukatlık ve Arabuluculuk, Geleceği Görmek kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Onarıcı Disiplin: Sınıf ve Okul Disiplinine Çağdaş Bir Yaklaşım

Abbas Türnüklü
Ekinoks Yayınları;

Kitapta çatışmaya karşı referans alınan “onarıcı” yaklaşımın temel becerileri arasında sayılan “müzakere” ve “arabuluculuk” becerileri ve bunların öğrencilere kazandırılması üzerinde durulmaktadır. Okulda disiplin sorunlarıyla başa çıkmak için bu modelin kullanılması halinde okulda yapıcı ve barışçıl bir atmosfer oluşacağından paydaşlar soluk alma şansı bulacaklardır.

Doç.Dr. Sinan Olkun, Editör

Akran Arabuluculuk, Kitap kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Arabuluculukta Takip Edilmesi Gereken İsim: Mustafa Özbek

Doç. Dr. Mustafa Serdar Özbek, Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü” adlı kitabın da yazarı. ADR ve arabuluculuk konusunda bilimsel birçok çalışması var ve arabuluculuğun bilim dünyasındaki öncülerinden birisi olarak adlandırılabilir. Şahsen de tanıdığım Mustafa bey, çalışkanlığı ileri görüşlülüğü ve mesleğine bağlılığı ile her zaman taktir ettiğim bir bilim adamı oldu. Türk Hukuk Sitesinde yayınlanan makalelerini okumanızı tavsiye ederim. Arabuluculuk ve uygulaması konusunda güvenilir bir kaynak olan bu makaleler uygulayıcılara ve ilgililere yol gösterecek nitelikte.
Haberler, Raporlar / Çalışmalar kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Mediatör mü diyelim Arabulucu mu?

Mediatör ve mediatörlükle bizi ilk kez Deniz Kite tanıştırdı. Kendisi “ben Avusturya’da eğitim almış bir mediatörüm” diyordu.

Mediatör ya da İngilizce yazılışıyla mediator (midiyeytı:) arabuluculuk mesleğinin dünyada kabul görmüş adı. İngilizce, Almanca, ve Fransızda ve birçok dilde bu şekilde yazılmaktadır. Ama Türkçeleşmesinde sorunlar vardır. Kelimeyle ilk karşılaşanlar anlamı konusunda hemen fikir sahibi olamamaktalar. Ayrıca meditasyon, medya gibi başka iş ve olguları da çağrıştırmakta, okunması ve ifade edilmesinde de zorluklar yaşanmaktadır.

Eğer mediatör ve mediasyon’un Türkçe’ de karşılıkları olabilecek kelimeler olmasaydı bunları kullanmaya kimsenin diyeceği bir şey olamazdı. Ancak, bana kalırsa arabulucu ve arabuluculuk gibi duru Türkçe iki kelime bu alandaki bütün ihtiyacı karşılamaya yeterlidir. Bizi mediasyon terimiyle tanıştıran Sn. Deniz Kite’ ye neden arabuluculuk değil diye sorulduğunda “arabulucuyum dersem yanlış anlaşılır” diyordu. Ama böyle bir kaygıya gerek olmadığını düşünüyorum. Şimdiye kadar mediatör ve mediasyon şeklinde ifade edilen kurumsal yapı ve sıfatların zamanla arabulucu ve arabuluculuğa dönüşeceğine inanıyorum.

Bunun en kuvvetli göstergesi de arabuluculuğu meslek haline getirecek “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı”dır. Kanun tasarısının bu şekilde düzenlenmesi bu işi yapana “arabulucu” mesleğin adına da “arabuluculuk” deneceği yönünde resmi bir tercihin yapılmış olduğu anlamına geliyor. Eğitim aldıktan sonra “arabuluculuk yetki belgesi” almış hiç kimse kendisine mediatör demeyecektir…

Doğrular ve Yanlışlar, Geleceği Görmek kategorisine gönderildi | 1 Yorum