Hakimler Doğal Arabulucular mıdır?

Bilindiği gibi tahkim özel bir yargılamadır. Yani hakimlerin tahkimde neden iyi birer doğuştan hakem olabileceklerini tahmin etmek hiç de zor değildir. Yabancı ülkelerdeki örneklerine bakıldığında tahkim hakemliğini gerçekten de iyi yaptıkları görülecektir.

Fakat arabuluculuk tamamen farklı bir süreçtir. Hakimler bile gerekli eğitimi almadıklarında tahkimde alabildikleri rahat rolü, arabuluculuk sürecinde tam olarak yerine getiremeyeceklerdir. Her ne kadar hukuk alanındaki arabuluculuk ile ilgisi olmasa da TCK kapsamında yerine getirilen uzlaşmanın emekli hakimler tarafından yerine getirilmesi de bana göre gerçekten sakıncalı bir tercihtir. Bu hata üniversite mezunu adliye çalışanlarının ceza yargılaması sürecinde uzlaştırmacı olarak atanmasıyla da daha da büyütülmüştür. Ankara adliyesi web sitesinde uzlaştırmacı olarak belirlendiği bildirilen isimlerin yaynındaki adresler incelendiğinde adliye çalışanlarının listenin yarısını oluşturduğu görülecektir. Listenin geri kalanının da emekli hakim olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Adliye camiasında yürütülecek bu işin hakim ve savcılar tarafından, adliye çalışanlarına ve emekli hakimlere ek gelir sağlama yolu olararak görülmediğini umuyorum. Ankara Barosu yetişmiş uzlaştırmacı açısından en donanımlı barodur. Yetmiş’e yakın avukat otuz beş saatlik arabuluculuk ve müzakere teknikleri eğitiminden geçerek Ankara Barosu Arabuluculuk siciline kaydolmuşlardır. Atamalar aynı CMK sisteminde olduğu gibi birlgisayar programıyla ve sırayla yapılmaktadır. Şu haliyle hiçbir eğitimden geçirilmemiş kişilerin uzlaştırmacı olması tercih edilmemelidir.

Olması gereken arabuluculuk, hakimin yargılama anlayışından daha karmasık ve farklı özellikler gerektiren bir süreçtir. Çünkü onların kafalarında yılları birikimiyle oluşmuş doğrular ve belirli durumlarda verilecek kararlara ilişkin kalıplar bulunmaktadır. Onlara göre tarafların istediği değil hakime göre taraflar için uygun olan çözüm en uygunudur…

Bir emekli hakim alışmış olduğu geçmişi yargılama alışkanlığından vazgeçemeyecektir. Böyle bir yapıda arabuluculuk yapmak ise arabuluculuğun özüne ve felsefesine aykırı olacaktır. Çünkü dava sürecinde tek yapılan geçmişte yapılanların doğruluğunun veya yanlışlığının yargılanmasıdır. Halbuki arabuluculuk gelecek odaklı bir iştir. Arabuluculuğun tarafları arabuluculuk müzakereleriyle geçmişteki sorunlarından kurtuldukları gibi gelecekteki ilişkilerini de düzene koymuş bir şekilde masadan kalkarlar.

Facebook yorumları

comments

Powered by Facebook Comments

Bu yazı Arabuluculukta Kariyer kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir