Arabuluculukta az konuşup çoğu başarmak

Kristine Paranica, University of North Dakota’da Uyuşmazlık Çözüm Merkezi direktörü. Mesleki yaşantısında savcılıktan çocuk mahkemesi uzmanlığına kadar bir çok işle uğraşmış. En son işinden de anlaşılacağı üzere o usta bir arabulucu. Kendisiyle yapılan bir röportajda, ona sorulan soruya verdiği cevapla arabulucuların işlerini yaparken üstlenmeleri gereken rolü anlatıyor.

Soru: Aldığınız en iyi tavsiye neydi ya da yetişmekte olan bir arabulucuya neler tavsiye ederdiniz?

Cevap: Aslında bu benimle ya da sizinle ilgili değildir. Diğer bir ifadeyle sorun çözümünde insanlara güvenmeli ve onlara şans vermelisiniz. Onlara gerekli şans ve fırsatı tanıdığınızda içinden geldikleri sorunlarını kendi kendilerine çözme olasılıkları yüksektir. Arabuluculuğa ilk başladığımda, işimizi ve önümüze gelen olayları, sıklıkla onarılması ve çözülmesi gereken birer iş ve problem olarak görürdük. Ama bizim görevimiz taraflara konuşmaları ve kendilerini ifade etmeleri için yer açmak, kendilerini ve karşısındakileri keşfetmelerini ve anlamalarını sağlamaktır. Onları çatışmanın her neresinde iseler orada desteklemek gerekir. Zorunlu olmadıkça araya girilmemeli. Büyük liderlerin toplumların üzerindeki etkisinde olduğu gibi, liderin varlığı hissedilir ama toplum kendi yolunu kendisi çizer. Kendinizin değil başkasının çözüm sürecine yardımda bulunduğunuzu daima hatırlamalısınız. Kendinizi olaya dahil olmak için zorlamayın, kontrol etmeye çalışmayın. Kendi anlayış ve ihtiyaçlarınızı ön plana çıkarmayın. Gerçek bir lider ve arabulucu az konuşur, işini bitirdiğinde amacına da ulaşmıştır. Bu işin sonunda taraflar “bu sorunu biz çözdük” diyeceklerdir.

Facebook yorumları

comments

Powered by Facebook Comments

Bu yazı Arabuluculukta Kariyer, Doğrular ve Yanlışlar, Müzakere Yetenekleri kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir