Afyonkarahisar Barosu’nun arabuluculuk kanunu tasarısı hakkındaki duyurusu

Afyonkarahisar Barosu, üyelerine Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı hakkındaki görüş ve eleştirilerini baroya iletmeleri için boro web sitesinden duyuru yapmıştır. Duyuru metni şu şekildedir:

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu tasarısı ve gerekçesi yayınlanmıştır. TBMM gündeminde olan ve kısa süre içerisinde yasalaşması beklenen tasarı hakkındaki düşünce ve eleştirilerinizi bekliyoruz. Konunun tüm avukat ve hukukçularla paylaşılmasını istirham ediyoruz…

Giderek, uluslararası hukuk firmalarının “paralel yargı” veya “paralel avukatlık büroları” gibi kullanacağından endişe ettiğim bu müessesenin baroların denetim ve gözetimi altında ve münhasıran avukatların çalışabileceği halde düzenlemenin amaca çok daha uygun olacağını düşünüyoruz.

Konuya gereken hassasiyeti göstermez isek, avukatların görev ve yetki alanından kocaman bir dilimin kopartılarak hukukçu bile olmayan şahıs ve firmaların ilgi alanına kaydırılacağı muhtemel gözüküyor.

Şimdiden teşekkür ediyor, gayret ve hassasiyetinizi esirgememenizi diliyoruz.

Av. Turgay ŞAHİN

Afyonkarahisar Baro Başkanı

Avukatlık ve Arabuluculuk, Doğrular ve Yanlışlar, Haberler kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Hukuk Muhakemeleri Kanununun gerekçesinde arabuluculuk

Yakın zamanda yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun “Ön inceleme duruşması” başlıklı 140;II maddesine göre; uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe teşvik eder; bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin ederek taraflara süre verir.  Taraflar bu sürede uyuşmazlığa uygun arabuluculuk ve uzlaşma gibi ADR yollarına başvurabilirler. Açılmış bir davanın bulunması tarafların uyuşmazlığı arabuluculuk veya uzlaşma gibi yollarla çözüme kavuşturmasına engel değildir. Bu konu madde gerekçesinde şu şekilde ifade edilmiştir:

Tarafların anlaşmazlık noktaları tespit edildikten sonra, deyim yerindeyse uyuşmazlığa ilişkin resim daha net olarak ortaya çıkacaktır. Ön inceleme safhasında, anlaşmazlık noktalarının az veya çok olmasına bakılmadan, hâkimin, tarafları suihe teşvik etmesi zorunludur. Hâkimin, bunu şeklen, bir hükmü mecburen uygulamak için değil, samimi bir çaba olarak yerine getirmesi gerekir. Hâkim, tarafların sulh olmalarının mümkün olduğu, bu konuda bir süreye, karşılıklı görüşmeye ihtiyaç duyduklarını anlarsa, sulh olmaları için bir defaya mahsus olmak üzere süre de vererek, yeni bir oturum günü belirleyebilir. Bu süre, tarafların talebi üzerine veya hâkim tarafından kendiliğinden verilebilir. Süre verilmesi konusunda, talebin olup olmaması önemli değildir. Önemli olan, hâkimde tarafların uzlaşabilecekleri yönünde ciddî bir kanaatin oluşmasıdır. Bazen taraflar, psikolojik sebeplerle bu konuda bir süre talep etmeyebilirler. Hâkim buna rağmen, tarafların durumunu ve niyetlerini dikkate alarak süre vermelidir. Bu süre içinde taraflar, karşılıklı görüşerek veya bir arabulucu ya da uzlaştırıcı yardımıyla uyuşmazlığı çözebilirler. Yargılamanın başlamış olması, yargılama dışında alternatif yolların kapatıldığı anlamına gelmemelidir.

Kanunun genel gerekçesinde ise şu ifadelere yer verilmiştir:

Ön incelemenin amacına uygun yapılması, taraflar arasında sulh imkânım artıracak, hatta yargılama dışı uyuşmazlık çözüm yollarıyla da bağlantılı olarak tarafların doğrudan ya da arabulucu yardımıyla uyuşmazlığı çözmelerinin yolunu açacaktır. Taraflar sulh olmadıklarında ise tahkikat için tüm hazırlıklar yapılmış olduğundan, tahkikatta sadece tanık dinlenmesi, bilirkişiye başvurulması ve keşif gibi usul işlemleri gerçekleştirilecek, tahkikatın arka arakaya yapılacak birkaç oturumda da tamamlanması mümkün olabilecektir.

Geleceği Görmek, Günlük, Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

UNDP ile TBB arasında mutabakat

UNDP/’nı temsilen Birleşmiş Milletler Daimi Koordinatörü ve Türkiye Daimi Temsilcisi Shaid NAJAM ile TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’ni temsilen BİRLİK Başkanı Av.V.Ahsen COŞAR arasında imzalanan “Mutabakat Metni” ile taraflar; adli yardım ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi projeleri ile sınırlı olmaksızın, adalete erişim ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi konularında işbirliği yapmayı kararlaştırdılar.

Avukatlık ve Arabuluculuk, Etkinlikler, Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Yargıtay arabuluculuğa karşı mı?

Demirkulak internet sitesinde çıkan bir yazıda İstanbul Barosu Saymanı Av. Ufuk Özkap; gazetelerde Yargıtay Başkanı’nın arabuluculuk gibi ADR yollarının hayata geçirilmesini desteklediklerine ilişkin bir haberler çıkması üzerine, yaptııkları Yargıtay ziyaretinde durumu Hasan Gerçeker’e bizzat sorma imkanı bulduğunu yazıyor. Özkap, Gerçeker ile gelişen diyologu ve izlenimlerini şöyle aktarıyor:

Ziyaret başladı…sıcak bir karşılama,güzel bir sohbet sonrası o sabah gazetede çıkan haberi sordum kendisine, Arabuluculuk Kanununa nasıl bakıyorsunuz, doğrumu bu haber diye. “Doğru olmasına imkan yok ben hukuksuzluğa onay vermem , bu konuda Yargıtay’ın raporu da var zaten” dedi ve incelememiz için Yargıtay tarafından TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığına verdikleri Arabuluculuk Kanunu Tasarısı ile ilgili 02.03.2009 günlü raporu tarafıma verdi.

Rapor 13 sayfadan oluşuyor.; Yargıtay çekincelerine daha ilk sayfadan başlamış” Uyuşmazlıkları devlet yargısına götürmek suretiyle çözme imkanı varken ; sonucu ne olacağı bilinemeyen üstelik ek bir masrafı gerektiren arabuluculuk sürecini tercih etmesinin ne yararı olabilir denmekte.

Yargıtay’ın bütün dairelerinden alınan ortak görüşe göre “Arabuluculuk müessesesi Anayasa’nın 2, 9, 138 ve 142. Maddelerine aykırı olduğu yasalaştığında iptal edileceği öngörülmektedir”

Bunun yanında Anayasa’nın 36.maddesindeki “herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”kuralı var iken Arabuluculuk hak arama hürriyetine aykırıdır.

Ayrıca; Mafya, terör ve cemaat tipi yapılanmalar faaliyetlerini “arabuluculuk” adı altında sürdürecekler ve elde edilecek “ilam” niteliğinde belgelerin kamu gücü aracılığı ile icrasının önüne geçilemeyecektir deniyor raporda.

Özkap’ a göre:

Yargıtay’ın bütün daireleri tehlikeyi görmüş ve “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı” ile ilgili görüşünü TBMM Adalet Komisyonu Başkanlığı’na olumsuz olarak sunmuş, Ve demiş ki Anayasaya aykırı bu kanunu yasalaştırmayın yoksa Anayasa Mahkemesi iptal eder…

Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği Genel Kurulu Yapıldı

Türkiye’de alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının gelişimini desteklemek ve çalışmalarda bulunmak üzere hukukçular tarafından kurulmuş olan Alternatif Uyuşmazlık çözümleri Derneği’nin 3. Olağan Genel Kurulu Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde yapıldı. Geçmiş dönem faaliyetleri ile birlikte geleceğe yönelik beklenti ve projelerin tartışıldığı genel kurulda yönetim ve denetme kurullarının ibraları gerçekletirilerek yeni yönetim kurulu seçildi. Dernek yönetim kuruluna aşağıda isimleri bulunan üyeler seçildi:

  • Nur Özden
  • Emine Yıldız Öner
  • Mehmet Haluk Hüdayioğlu
  • Şamil Demir
  • Derviş Birer
Avukatlık ve Arabuluculuk, Etkinlikler, Haberler kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Kanal D Ana haber bülteninde arabuluculuk

18.01.2011 tarihinde 19.00 da Mehmet Ali Birand’ın sunduğu ana haber bülteninde arabuluculuğun tanıtıldığı bir haber yayınlandı. Uygulayıcıların ve halkın görüşüne başvurulan haberde arabulucuların nitelikleri ve arabuluculuğa konu olabilecek uyuşmalıklardan bahsedildi.

Haber Bülteni ses kaydını dinlemek için:

“Kanal D Ana Haber Arabuluculuk”

Arabuluculukta Kariyer, Haberler kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Hükümet arabuluculuk yasası için harekete geçti

Zaman gazetesinin haberine göre Hükümet daha önce üzerinde uzlaşma sağlanamadığı için zamana bırakılan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk (HUAK) tasarısını yasalaştırmak için harekete geçti. Habere göre;

Meclis Adalet Komisyonu’na 2008 yılında sunulan bir başka düzenleme olan “arabuluculuk” modeli de raftan iniyor. CHP’nin, “Şeriatı getirir, yargının etkinliğini azaltır, adalete para girer” diyerek karşı çıktığı düzenleme, uzlaşmanın olmaması nedeniyle bekletiliyordu. Yeniden ele alınması beklenen “Arabuluculuk” yasa tasarısı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuka dayalı anlaşmazlıkların çözümünde devreye sokulacak. Hakim, tarafları arabulucuya yönlendireceği gibi taraflar kendiliğinden de arabulucu yardımı isteyebilecek. Arabulucu, hukuki bir karar vermeyip, taraflar arasında iletişim kurarak uyuşmazlığın çözümünü sağlamaya çalışacak. Bunun için Adalet Bakanlığı bünyesinde “Arabuluculuk Daire Başkanlığı” kurulacak. Sistemin mevzuata girmesiyle, “arabuluculuk” mesleği de ortaya çıkmış olacak. Bu görevi yapacak kişiler rastgele seçilemeyecek. En az üniversite mezunu olmaları gerekecek. Yapacağı işin gerekliliği olan eğitimden de geçecek. Bunun için temel bilgiler, iletişim teknikleri, müzakere ve uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri ile davranış psikolojisi gibi alanlarda 150 saatlik eğitim verilecek. Arabuluculuk mesleğini üstlenen kişi hukuk fakültesi mezunu değilse, 100 saatlik temel hukuk eğitimini de alacak.

Arabuluculuk Eğitimi, Arabuluculuk Sınavı, Arabuluculukta Kariyer, Haberler kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum