Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının (ADR = Alternative Dispute Resolution) ülkemizde pek iyi bir şekilde uygulandığı söylenemez. Neredeyse cumhuriyetin başından beri Medeni Usul Kanunumuzda düzenlenen tahkim geçen uzun zamana ve bilinirliğine rağmen uygulama alanını konusunda kabul edilen dar kapsam nedeniyle yararlanılan bir uyuşmazlık çözüm yolu olamadı. Arabuluculuk Kanunu’nun yasalaşması halinde ülkemizde tahkimden sonra yeni bir ADR yolu daha mevzuatımıza girmiş olacak. Umarız kapsamı tahkim gibi dar değerlendirilmez.
Ancak dünyada ve özellikle ABD’de durum hiç de bizdeki gibi değil. Onların 30-40 yıl önce “alternative” dedikleri bu uyuşmazlık çözüm yolları altık alternatif olmaktan çıkmış artan bir şekilde esaslı çözüm yollarından birisi olmuş durumda. Artık Amerikan hukuk fakültelerinin öğrencileri bile uyuşmazlıkların sadece 1,8 ‘inin mahkemede görülecek bir davaya dönüşeceğini bilmektedirler. Ülke çapında yapılan araştırmalarda çıkan benzer sonuçlar da durumu desteklemektedir. Bu da ADR’nin A’ sının artık “alternative” değil “accepted” olduğunu gösteriyor. Hatta ABD’deki bazı ADR programları A ‘larını “appropriate” olarak değiştirmişler bile (*). Yine A’yı “amicable” ve “administrative” olarak anlamlandıran görüşler de mevcut. Tabi bizim gibi mahkeme dışı uyuşmazlık çözümünden layıkıyla yararlanamamış bir ülke için bu yollar hala alternatif ve “kabul edilmiş”, “uygun” olmaktan henüz uzak.
(*) Schneider / Honeyman, The Negotiator’s Fieldbook, ABA Section of Dispute Resolution, s. 4, Washington 2006
Not: Bu yazıyı yazdıktan sonra Sn. Mustafa Özbek “in Alternatif Uyuşmazlık Çözümü kitabının 129, 180, 181. sayfalarında konuyla ilgili ayrıntılı açıklamanın olduğunu kendisinin uyarısıyla farkettim.
Ronald Bradbeer ‘dan öğrendiğim ve kullanılabilecek bir yöntemi daha sizinle paylaşmak istiyorum. Sürecin tıkandığı bir noktada eğer yöntem ve yaklaşım değişikliğine ihtiyaç varsa, bunun doğrudan doğruya yapılması taraflarda kafa karışıklığı ve konsantrasyon bozukluğuna yol açabilecektir. Bu nedenle arabulucu yönettiği süreçte değişik bir yol izleyeceğini ve değişikliğin gereğini taraflara da onaylatma imkanı veren şu soruyu sorabilir:
Arabuluculuk yasa tasarısındaki “davranış psikolojisi” ifadesinin bir gereği olarak arabuluculuk eğitimi kapsamında alınması öngörülen psikoloji “genel” eğitiminin gerekliliği ve arabuluculuk eğitimine entegrasyonu konusunda sorunlar yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü en başta “davranış psikolojisi” ifadesi ile anlatılmak istenen şey, tasarıyı hazırlayanların, “arabulucuların insan psikolojisinden anlamaları gerektiği” şeklindeki beklentilerini karşılamayacağına inanıyorum. Ayrıca davranış psikolojisi gibi bir psikoloji dalı olmadığı gibi, “davranış” başlı başına psikoloji biliminin konusunu oluşturur. Bu durumda kanunla belirlenmesi düşünülen eğitimin genel çerçevesini çizecek bilim dallarının ve bu alanların kaleme alınmasında özen gösterilmesi, tasarı açısından bu ifadelerin yeniden ele alınması gerekecektir.
Başkent Üniversitesi nezdinde başlayan Türkiye ‘nin ilk arabuluculuk eğitim programına kayıt olan arabulucu adaylarının cinsiyetleri ve meslekleri incelendiğinde şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Buna göre arabuluculuk sertifika programına kayıt olan arabulucu adaylarının yaklaşık %70’i kadın, yine yaklaşık %70’i de hukukçulardan oluşmakta. Bu rakamlar birleştiğinde eğitime ilgi gösterenlerin çoğunluğunun hukukçu kadınlardan oluştuğu gözlemlenmekte.
Yabancı ve Türkçe kaynaklarda arabuluculuğun yasal boyutları, etik kuralları, eğitim kurumları gibi birçok konuda yazılara ulaşmak mümkün. Ancak bu kaynakların incelenmesi sonucunda bir insanın arabuluculuk mesleğine uygunluğunu tartabilmesi ve bu mesleği seçebilmesi için yol gösterecek pek az yazı var. Arabulucuların tecrübelerini paylaşmak için yazdıkları yazılar da genellikle bir başarı hikayesi anlatıldığından, yeni başlayanları heveslendirmesi dışında kendilerini ölçmelerini sağlayacak pek az veri içeriyor.
Arabulucu.com ‘un gelişmiş istatistik modülü, kullanıcıların siteye hangi kurumlardan bağlandıklarını raporama özelliğine sahip. İlk defa denediğim bu özellik sayesinde arabulucu.com ‘un son bir ayda hangi kurumlardan okunduğunu görme imkanım oldu. En çok giriş yapan kurumlar, sıklıklarına göre şöyle sıralanabilir:


